Bu Blogda Ara

27 Haziran 2016 Pazartesi

PİYON

Her sabah kabusa uyanmaktan yoruldum artık.
Titreyerek yataktan kalkmaktan,
Damarlarımda akan o iğrenç zehri sonuna kadar hissetmekten bıktım.

Nefretim hiç olmadığı kadar büyük, intikam hırsı her yanımı sardı
Zihnime ve bedenime yapılanları sorumlularına ödeteceğim
Tek bildiğim bu
Ve belki de son defa derdimi haykırıyorum doktor.

Bir zamanlar sevdiklerim için yaşardım 
Sonra sevdiklerim için öldüm
Ve şimdilerde ölmemek için öldürüyorum

İstesem de ölemiyorum hoş
Kendilerini Tanrı zanneden bir avuç bilim adamının ego tatmini deneylerinde bir makineye dönüştüm belki de
Hiç bir şey hissedemez oldum inasanlığa dair
Önceleri müthiş bir acı vardı
Sonra boşluk
Ve en son nefret
Belki de insani olan tek duygu buydu
Nefret...

Kurallara uy diye bağırıyorlardı
Kurallara uy ve bize itaat et

Dediklerini bir bir yaptım, uzunca bir süre...
Yarattıkları dünyanın hizmetkarı olmuştum
Gözümü bile kırpmadan insan öldürüyor üstelik bundan müthiş bir haz alıyordum

Her fedakarlığın bir karşılığı vardı elbet
Benimkisi ise sınırsız servet ve sınırsız eğlence idi.
Sınırsız eğlence?
Eğlenmek nasıl bir şey doktor?
Şeytanla o anlaşmayı imzaladığımdan beri eğlenmenin tanımını tam olarak bildiğimden emin değilim
O zamanlar benim için eğlence kafayı bulup adam öldürmekti
Hoş bundan sonra da pek bir şey değişeceğini sanmam.
Sakin olun doktor..
Artık kafam oldukça yerinde ve bunu bir anlamda size borçluyum
Yani sizin küçük kızınıza

Sizi temizlemek üzere evinize girdiğim o akşam,
Başınıza silahı dayamışken
Bana şunları söylemiştiniz:
Ölümü haketmek için sebeplerim var
Büyük adamların, büyük oyunlarını bozmak istedim. 
Ve sen küçüğüm bu oyunu kusursuz oynuyorsun.
Kurallara uy ve itaat et
Ama yanıldığın bir nokta var kurallar iyi insanlar içindir.

Aslında doktor...
Bu cümleler hayatımda duyduğum en boktan cümlelerdi
Ve inanın beni zerre etkilemedi
Ama beni etkileyen bir şey vardı.
Sizi öldürdüğümde kızınızın gözlerindeki o korku
O korku öyle derindi ki
Korkan bir çocuğun ne yapabileceğini az çok tahmin edersiniz.
Ya ağlar ya da saklanır.
Oysa kızınız koşarak bana geldi ve beni tekmelemeye başladı.
Ne yapacağımı bilemedim 
Önce elimdeki silaha baktım, sonra kızınıza ve sonra aynadaki aksimi gördüm
Bembeyaz elbiseler içinde dans ediyordum, saçlarım rüzgarda uçuşuyor çiçeklerden yapılmış tacım sağa sola yalpalıyordu
Aynada kendimi gördüm doktor
Kızınızın gözlerindeki o korku benim gözlerimde de vardı.
Korkunun cesarete, cesaretin esarete dönüşümü göz kamaştırıcıydı
Göz kamaştırıcı bir hayatım vardı
Ama sadece bir köleydim
O an fark ettim ayağımdaki zincirleri

Yine de kendime geldim kızınızı kollarından yakalayıp havaya kaldırdım.
Şimdi kurallara uy ve sessiz ol. Bana itaat et ufaklık

Ve haykıran sesi hala kulaklarımda
Kurallar iyi insanları korumak için olmalı. Senin kuralların babamı öldürdü.
Ve suratıma tükürdü.
Bunu yapmamalıydı doktor. Bu kadar ileri gitmemeliydi. Belki de daha itaatkar bir evlat yetiştirmeliydiniz. Belki de o zaman hala hayatta olurdu küçük meleğiniz.

Her neyse sizi ve kızınızı öldürmek hiç bir sorunu çözmedi elbette
Kurallara uymuştum
Ancak artık kurallar bana uymuyordu. Geceleri uyuyamıyor, yemek yiyemiyor, para harcayamıyordum
Ve en kötüsü aynaya bakamıyordum.
Aynada hep aynı görüntü
Başında çiçekten tacıyla dans eden beyazlar içindeki kız çocuğu... yani ben
Ve ayaklarından zincirlenmiş bir köle... yeni ben

Kabusları efendiye anlattığımda bana bir takım ilaçlar almamı ve dinlenmemi söyledi
Dediğini yaptım doktor... dinlendim...
Evden dışarı çıkmaksızın düşündüm...
İlaçları almadım ve aynalara bakmadım

Sonunda kararımı verdim
Kurallar iyi insanlar için olmalıydı
Bizim kurallarımız iyi insanları ortadan kaldırmayı amaçlıyordu
Ayağımdaki o zincirden kurtulmalıydım..
İntikam her yanımı sarmıştı

Şimdi doktor size bu mektubu yazıyorum
Biliyorum asla okuyamayacaksınız
Ancak intikamımız alındığında 
Beni duyan birileri olacak
Kızınız haklıydı
Ben kötü adamların kurallarına itaat ediyordum 
Ancak o kuralları ben koymadım
Efendiyi ortadan kaldırmak hiç bir şeyi çözmeyecek
Bu bir dünya düzeni
Çok fazla kural ve çok fala piyon var
Amacım dünyayı kurtarmak değil
Sizi ve kendimi özgür kılmak

Peki ölüm gerçekten özgürlük mü doktor
Toprak olup doğaya karışmak insanı hafifletiyor olmalı
Ne dersiniz doktor?
Belki de sizin o çok inandığınız öteki taraf gerçekten vardır.
Ben böyle bir yere inanmıyorum
Varsa bile Tanrı beni cennete koymaz zaten
Ama biliyor musunuz doktor
Hiç bir cehennem bu dünya düzeninden daha korkunç olamaz
Neden mi
Çünkü Tanrı, insanlardan daha merhametli olmalı...

Sevgilerle...



MADD

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder