Bu Blogda Ara

4 Ocak 2017 Çarşamba

CENNET

Çok yorgunsun
Üstüne üstüne geliyor her şey
Sanki evren anlaşmaya durmuş
Sana musallat olmuş
Her gün bulutlu
Her gün daha fazla gözyaşı döküyor gökler
Daha fazla çocuk ölüyor
Daha fazla kadın geliyor dünyaya hırpalanmak için

Her şey daha da kötüye gidiyor
Kendini bir şey sanıyor ademoğlu
En çok kibrini seviyor
Ve paylaşamıyor dünyasını
Dünya dar geliyor

Aynı batağa çekiliyor insanlar
Daha çaresiz, daha umutsuz, daha yalnız kalıyorlar

Boşluğa savruluyorlar
Kollarından tutan yok
Ne yapıyorsun diyen yok

Ekmek bulamıyor köpekler

Ve kediler hala nankör
Fakat muhtaç
Neden
Kim getirdi onları bu hale
Başını öne eğiyorsun
Utanıyorsun kendinden

Utanıyorsun insanlığından
Utanıyorsun yaşamaktan
Sapkınlıklarından
Evrilememiş ruhundan
Yudumladığın içkinden utanıyorsun

Sigarandan...
Umuyorsun bazı şeyleri
Eksikleri tamamlasın bir büyü gibi
Dumanın seyrine kapılıyorsun
Her gün biraz daha öldürüyorsun ciğerlerini
Her gün biraz daha öldürüyorsun doğmamış çocuklarını

Fazla karanlık buluyorsun geleceği
Geçmiş fazla çaresiz
Ayıp ve güah dolu
Hırs dolu
Sırf daha çok para için
Daha çok şöhret
Daha çok karizma
Daha çok oğul için

Nefretle bileyorsun kılıcını
Dişini sıkarak saldırıyorsun düşmana
Düşmanın bir adam
Bir başka anadan doğan
Bir başka dili konuşuyor
Bir başka dini yaşıyor yüreğinde
Ama ölmeli
Senden olmayanlar
Senin gibi olmayanlar ölmeli
Tıpkı geçmişteki gibi
Yine nefret kuşanmalı yıldızlar

Dur
Dön
Bak ardına
Üzerinde durduğun ceset yığınlarına bak
Ne yaptığına bak
Seni neye dönüştürdüklerine bak
O parçaladığın bir adamın ciğeri
Irzına geçtiğin kız kardeşin
Öldürdüğün senin bebeğin

Her adımda yok ettiğin evrimin
İnsan olamayışın
İnsan olamadan başka başka şeyler oluşun
Canavar oluşun
Ve fısıldanan yalanlar

Mahşer yakın
Mahşer aydınlık
Ve fısıltılar yok mahşerde
Kandırılan zihnin dupduru
Arı
Temiz ruhun
Pişmanlığın büyük
Elin kanlı
Liderlerin kendi derdinde

Dur
Dön
Bak ardında bıraktığın ceset yığınına
Elini uzat
Sev ve öp
Dirilecek hepsi
Pişmanlık dirayet getirir
Geçmiş geleceğe götürür
Yapabiliriz
Birlikte
Sen
Ben
Biz
Yeniden diriltebiliriz bu çorak toprakları

Sahi hayallerim büyük
Affetsin yaratıcı
Hadsizliğim çok
Yol göstersin sadece
Dosdoğru yol
Aydınlık
Ferah
Adamların ve kadınların birbirini sevdiği
Çocukların ölmediği
Öldürmediği
Çocukların neşe doğurduğu
Irmaklar
Güneş
Arş
Sukunet
Barış
Barış
En çok barış...
Cennet...

Cennet
Böyle bir yer olmalı
Ellerimizle yarattığımız
Bu dünyamızı adam eden
Kardeş olduğumuz ademlerden ve havvalardan olma
Yasak meyvenin etrafında
Ona baka baka
İbret ala ala
Oynadığımız
Dokunmadığımız...
Sapmadığımız günaha...

Cennet,  ah cennet...
Kardeş olduğumuz...
Bu dünyada...
Sessizliğimizde
Nefes alıpverişlerimizde
Düşlerimizde
Gerçekte...

O gün gelecek ademoğlu
Sabret
Dur
Dön
Bak
Üzerinde durduğun ceset yığınlarına
Tıka kulaklarını sana fısıldanan sözlere
Aklını kullan
Dayan
Dayan

Diren
Diren
Daha çok diren
Sabret
Gelecek o cennet denen
Vadedilen...

...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder